İkinci El Mobilya
Geri

Aslı Atamer'den eklektik dekorasyon için ipuçları

Eklektik dekorasyonla ilgili merak ettiğimiz konular için bu işin ustasına gittik! Aslı kendi kurduğu markası House of Junk'da eski ve yeni tarzları bir araya getirmesiyle tüm vintage tutkunlarının ilgisini çekiyor. Vintage ürünleri nasıl seçiyor, dekorasyonda nasıl kullanıyor, tüm ipuçları yazımızda!

Vintage/retro ilgin nasıl başladı?

Tam bir zamanlama bulamıyorum bunu sorduklarında, sanırım hep eskiye merakım vardi. Eski kitapları, eski müzikleri, eski filmleri, eski kıyafetleri de çok severim ben hep. Bir tek eşyaya değil yani ilgim, hepsi birbirini besliyor sanırım. En çok anneannemin evinde olmaktan keyif alırdım mesela pek çok arkadaşımın evine nazaran. Sonraları işin içinde tasarım ve sanatı da keşfetmeye başlayınca çok keyif almaya, ve tutkuya dönüşmeye başladı benim için.

House of Junk nasıl ortaya çıktı?

Aslında başlangıçta Karaköy'deki küçük dükkan Karaköy Junk'dı. Uzun yıllar topladığım eşyaların artık bir işe ve paraya dönmesi gerektiğinden başladım. İşler büyüdükçe ve Karaköy çok da hayalimdeki gibi bir yere dönüşmeyince önce Kabataş'a evimin yakınına, sonra da Zekeriyaköy'e şu an oturduğum yere geçtim. Biraz daha zamana da ayak uydurup dükkan değil internet odaklı gitmeye karar verince artık Karaköy ismine kendimi sıkıştırmamaya ve House of Junk yapmaya karar verdim. Hem de aynen adı gibi bir yer oldu. Hem evim hem stüdyom hem dükkanım aynı yer şu an.

Vintage mobilya arayışında yardımcı olabilecek püf noktaları nelerdir?

Hani derler ya yemek yerken önce gözün doyacak diye, benim için de birinci koşul hep önce gözümün seçmesi. Öyle depolara, deliklere girip çıkıyorum ki o dağınıklıkta bir anda seçer gözüm varsa sevdiği bir şey. Alırken de benim için döneminden, tasarımından, imzasından önce gözümün seçmesi ve beğenmemdir önemli olan. Sonra kalitesine, ağacına, tasarımına ve varsa tasarımcısına bakarım.

Ahşapta sağlam ağaçlar kullanılmasına ve kurtlanmış olmamasına ya da o haline aşık olunduysa kurtarılıp kurtarılamayacağına bakarım ben. Pirinç ve diğer metal objelerde de aynı şekilde. Alış fiyatının üzerine bakım için harcayacaklarımı koyunca halen tatmin oluyorsam kaçırmam :)

Gördüğün zaman kesinlikle kaçırmam dediğin 3 eşya nedir?

3 değil 333 eşya sayabilirim :) Benim sorunum pek de fokus olamamam zaten, ama özellikle almayı sevdiğim bana orijinal gelen atlar, heykeller ve sandalyeler olabilir. Ama 3 dediğiniz için 3 ürün seçtim yoksa listem çok uzun.

Yarattığın mekanlarda farklı birçok tarzı bir araya getirirken aynı zamanda modern çizgiyi de koruyorsun. Bu konuda önerilerin ve tüyoların ne olurdu?

Herhalde yaşım ve dinamik hayat tarzım dolayısıyla tüm tarzlar birbirine karışıyor. Yeni tasarımları da çok seviyorum ve takip ediyorum. Onların uyumu, konforu, kullanılabilirliği önemli olan. Sonunda yapılmış dekorlar değil içinde yaşayabileceğimiz dekorlar olunca keyifli oluyor bu iş. Ikea kataloğuna bile kaçırmadan bakarım neler var, neler geliyor diye. En büyük tüyo bence yeni ve eski dekorasyon sayfalarını, dergilerini bir yandan da beğendiğiniz tasarımcıları takip etmek. Hele ki şu an çok kolay Instagram'da beğendiğiniz iç mimarları takip etmek. Eski eşya sevdiğim kadar minimal tasarım da severim ve bunların birbirinin zıttı olmak yerine uyumlarını bulmak büyük keyif veriyor bana. Dekorların hepsi bir çeşit kolaj benim için.